11 Aralık 2016 Pazar

Bir masal anlat, içinde her şey olsun!


*Seni seviyorum, inan bana.
-Beni sevdiğine dair kanıt göster?
* Kanıt inancı öldürür. Eğer kanıt gösterirsem seni sevdiğimi bilirsin. Ben ‘seni sevdiğimi bilmeni’ değil, ‘seni sevdiğime inanmanı’ istiyorum..
-Neden?
* Çünkü bilmek beyinle, inanmak kalple yapılan iştir. Ve ben, kalbini beynine tercih ederim...
(ALINTI / Kasımda Aşk Başkadır/ Sweet November (2001))

Tanrı kadınlara geçmişi ve geleceği, erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti. Kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz, erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız oldular.

Hiçbir kadın edepten daha güzel bir elbise giymemiştir, hiçbir erkekte edepten daha güzel bir servet edinmemiştir. Erkeği övgüler, kadını ise sevgi çoğaltıp yüceltir. Erkek kadına olan sevgisini içinde değil yüzüne söyleyerek belli etmeli ki, kadının gözleri bir başka gülmeli ve saçları okşadığında da bir çiçek gibi tekrar tekrar açabilmeli. Kadınların ruh hali ve istekleri farklıdır, ufacık şeylerden bile memnun olurlar. Erkeklerin bunu hem kendi mutlulukları, hem de kadının mutluluğu için bilmeleri gerekir. Bir dokunuş, bir gülüş her şeyi değiştirir, yeter ki erkek kibirli ve tembel olmasın.

Kadınların erkeklerden, erkeklerin kadınlardan beklentileri sevgiyi, paylaşımı engeller. İnsanlar etraflarındaki uyarıcıları takmıyorum deseler bile mutlaka takarlar, bilinçaltına yerleşir. Birbirlerinden çok yönlü olmasını isterken, başka bir şeyler isterken kendinde de o özelliğin var olması esastır. Genellemiyorum ama sadece görünümleriyle var olan, ancak beynini geliştirmemiş, geliştirememiş o kadar kadın, erkek var ki. Erkeğe cüzdan gözüyle bakan, kadına yatak gözüyle bakan. Erkeğin fazla para harcayarak elde ettiği kadınla, kadının çok makyaj yaparak elde ettiği erkek aynı sezon ürünleri. Kişiler kendini bilmediği sürece seçimleri bu yönde olur. Çoğu insan kendini bilmiyor, bilmediği içinde seçimlerini bilmeden yapıyor ve sonra da hep şikayet ediyor. Değiştirmemiz gereken öncelikle kendimiziz.

Kadınlar kibar, duyarlı, sevgi dolu erkeği aradıklarını söylerler ancak kendileri de yetiştirme, küçük yaşta edinilen yanlış telkinler ve farkında olunmayan yaşantılar sonucu gider tam tersini seçerler, sonrasında mutsuz olurlar. Mutlu olmayı seçen ve kendi devrimini yapmış, kendini fark eden çok az insan vardır. Kendi farkına varan bireyler olunca ve kendini bulmuş insanlar olunca bir çok sorun da ortadan kalkacaktır.

İyi ilişki vardır ama kusursuz ilişki yoktur, elbet zamanla bazı sorunlar oluşabilir fakat bu sorunları ne kadar çok gözünüzde büyütürseniz o kadar içinden çıkılmaz hal alır. Oysa ilişkiyi bitirmek yerine sorunları çözmeye çalışmak en güzelidir. Erkeklerin de her zaman yaptığı hataya rağmen özür dilememe huyu vardır. Halbuki kadın, erkek bir ilişkiyi kurtarmak için kendinizden bazen ödün vermek, özür dilemek ve ne olursa olsun saygıyı kaybetmemek gerekir.

Bir şeyin bitmesi gerekiyorsa bitmeli. Mutlu değilsen bir ilişki içinde olmanın anlamı da yok. Hayatındaki kişi sana güzelliklerle gelmeli. Gelen dertle, kederle geliyorsa ve bu işkence haline dönüyorsa, bir şeyler hep kötüye gidiyorsa, duygusal tatmin bitmişse, zorlamanın manası yok. Hayat senden ibarettir, etrafındaki herkes değişebilir, sen sağlam ol yeter. Kişilere bağlı yaşamamayı güçlü olmayı öğrenmeliyiz.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder