18 Aralık 2016 Pazar

Vatana, Millete, Devlete Küsülmez!


Bu dünyada kendine ve çevresine en çok zararı olanlar, kendisini hatasız gören insanlardır. Yangını ve savaşı siz başlatmış olsanız bile arzu ettiğiniz yerde onu durduramazsınız. O nerede duracaksa gider orada durur. Anlamak istediğinin işine geldiği yerini cımbızla çeker alır gerisi fazlalıktır ve hep anlamak istediğini anlayanlar gemilerini yürütür. İnsan olarak geldiğimiz bu dünyada kazanabileceğimiz en büyük servet insan kalabilmek ve insan ölebilmektir.

Gerçek diye sunulanları sorgulamadan yaşarsak sonuca da katlanacağız. Toplum demek fert demektir. Nasıl bir toplum olmak istiyorsak öyle bir fert olmayı başardığımızda mümkün ama her birimiz kapitalizmin uşaklığını yaptıkça vicdan kalmaz. Çünkü paraperest toplumların değer yargıları sadece para kazanmaktır. Dürüst olmak gerçek anlam da güç gerektirir. Dalavereyle elde edildiği zannedilen gücün temelinin çürük bir binadan farkı yoktur ve ilk sallantıda da yıkılır.

Bilip bilmeden konuşmak çok kolay. Onca yoksul insan var, yoksulluk onların tercihi mi? İşsizlik diz boyu, işsizlik yüzünden ailece psikolojisi bozulan ve bu yüzden ailesi dağılan yüz binlerce insan var. Uzaktan görmek, duymak, bilmek yetmiyor demek ki, yaşaması gerekiyor bazı insanların algılayabilmesi için. Sonuç olarak bu dünyada adalet yok. Bazen öyle bir hal alırsın ki iş dahi isteyemezsin. Bir evsiz vardı çok iyi Almanca ve İngilizce biliyordu, öncesinde de iyi bir kariyere sahipti. Allah düşürmesin, düşersen ailen dahi sahip çıkmıyor ve kimseyi imtihan etmesin ne yoklukla, ne sağlıkla, ne de acıyla. İki kapılı handan geçerken hepimiz birbirimize muhtacız bunun bilincinde olduğumuz takdirde bu dünya daha çekilir hale gelecektir. Ölüm daima gözünün önünde olsun o zaman asla adi endişelere düşmezsin ve hiçbir şeyi fazla hırsla arzu etmezsin. Gerçekler can acıtıyor ama kimse baki değil bu dünyada.

Toplum olarak nereye gidiyoruz demiyoruz, at gözlüğü bakışı yapıyoruz. İnsanın insana yaptığını hayvan hayvana yapmıyor yani öyle bir toplum olmuşuz. Halbuki Mevlana ne güzel söylemiş; kar taneleri ne güzel anlatıyor birbirine zarar vermeden yol almanın mümkün olduğunu. Güçlü zayıf ilişkisi gibi ilkelce bir ilişki yerine, insan insan ilişkisi kursak dünya daha güzel ve yaşanılası olmaz mı? İnsana insan gibi insan lazım. Şimdiki insanlar o kadar değişik ki şaşırıp kalıyorsunuz. İnsan suretinde ne olduğu belirsiz güruhu kendilerine insan dendiğini varsayıyorlar. Şimdilerde insan olmakta bir lüks.

Zor zamanlar geçiriyoruz. Birlik içinde olmaktan başka şansımız yok. Herkes sadece dönüp kendisine baksın. Vatana, millete, devlete küsülmez. Aynı gemideyiz birbirimizi anlamak, destek olmak zorundayız. Bizim gidecek yerimiz yok. Biz Türk milleti olarak çok güzel bir milletiz. Birbirimize kopmayan bir zincirle bağlıyız. Allah Türk'ün yardımcısı olsun, hainleri yok etsin. Ne yaparlarsa yapsınlar bölemeyecekler bizi. Sevgi suya atılan bir taşın oluşturduğu dalgalar gibidir. Yayılır ve her zaman iyi sonuçlar verir.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder