21 Mayıs 2017 Pazar

Deli miyiz neyiz ama yürekliyiz!


Zihne değil egoya değer vermiş insanların üstünlük kurduğu günümüzde, zeki ve akıllı olmak aslında en büyük deliliktir.
Bu işler emek işi hadi demekle olmaz :) Delilik aklı özgür bırakmaktır, dokunulmazlıktır. Kontrollü delilik zekanın göstergesidir. Deliler de akıl kalıntıları hep vardır ama aptal hep aptaldır onlarda akıl aramayın. Algı ve sezgisi farklı olanlar genel olarak dışlanırlar, sıradışı insanlar çevreleriyle fazla ilgili değillerdir bundan dolayı da onlara adlar verilir. Ama ben mi sıradanım yoksa beni sıradanlaştıranlar mı sıradan tartışılır. Yine de bu düşünceleri bir tebessüm oluşturuyorsa delinin yüzünde, bir zarar gelmez böyle bir düşünceden de bize. Bazı insanlar kötülüğü ve art niyeti akıl olarak görürler çünkü. Aslında kelimeler her şeyi anlatmaya yeter ama insan beyninin anlatmaya izin verip vermemesi önemlidir, kendisini kontrol edebilmesi.
Kimse kendinden daha akıllı birisini karşısında görmek istemez ve bunun içinde deli diyerek dışlar. Düşünceleri kendilerine ters düştüğü ve işine gelmediği için delilikle yargılar, aslında ondan haklı olduğunu bilir ama bunu kabullenemez, egosunu tatmin edemez, düşüncenle kendi cahilliğini sorgular güya çaktırmadan. Bazı insanlar anahtar deliğinden bakmayı tercih edebilirler, ben başıma ne gelirse gelsin daha büyük bir dünyayı görmek istiyorum ve bu yüzdende insanların ne dedikleri benim için çokta önemli değil.
Bazen delirmek iyidir, çevrende olup bitene aklın ermeyince, akıl ve vicdanına değmeyince, anlamayınca, insan daha huzurlu olur. Can yakar her şeyin farkında olmak, nelerin, neden, ne amaçla yaşandığını bilmek, algılamak ve insan deli olmak istiyor, hiçbir şeyin farkında olmamak, kendi dünyasında mutlu yaşamak istiyor bazen. Kendini bilmek yüksek ahlak gerektirir. Bilmediğini bilmek de akıl gerektirir. Kendimiz hakkındaki gerçeği kim bilebilir kendimiz dışında. İnsana değer vermek, empati yapmak, elini taşın altına koymak, dürüst ve düzgün olmak günümüzde artık geçerli değil.
Cahil bilgeyi sadece tembelce izler. Bilge sürekli maratonun içindedir, cahil de daima monoton bir hayatın içindedir ve bu yüzden zekiler deli, aptallar da kurnaz olarak anılırlar. Zekiler hep şüphe duyarlar, yoksa hiçbir alanda gelişemez ve bunun sonucunda da buluşlarla, icatlar olamazdı. Çünkü şüphe araştırma isteği doğurur. En önemlisi dünyaya aptallarla vakit geçirmeye gelmediğimizi anlayabilmek. Aptal dostun olacağına akıllı düşmanın olsun derler. İnandığı gibi yaşamayı başaramayanlar varlığıyla kendilerine bile fayda sağlayamazlar.
HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder