Hiçbir İyilik Cezasız Kalmaz


Her ne kadar aklın yolu bir ise de çokluk haklılık ve doğruluk ölçüsü değildir.

Bazı insanların evrenin onlar için yaratılmadığının sadece onun bir parçası olduklarının farkına varmaları gerekiyor.

İnsanlar gerçek yüzlerini uzun süre gizleyemezler. Sorgusuz, sualsiz her derdinde yanında olduğun dost iyi gününe seni sığdıramamaya başladıysa sorgulama vaktidir.

İnsan düşeceğini bilse zaten düşeceği yerde işi olmaz, risk aldığı hayatının düşüşünü her zaman birileri hazırlar, çelme ayağına takıldığı gün ister istemez düşer zaten, onun için bilerek, görerek kendini yakmak yerine yaşamak gerek.

Olacağı var ise önüne dağ çıksa yinede olur. Hayat merdivenlerinden çıkarken sağlam basmak ve önünü görmekte önemli, önümüzü görürken bile ayağımızı kaydırmaya çalışanlarla dolu bir dünyada yaşarken üstelik.

Dükkan sahibinin bir maymunu varmış bekçi gibi hep dükkanda dururmuş. Bir gün dükkana hırsız girmiş maymunu görünce taklit yapar diye düşünmüş ve başlamış esnemeye hırsız esnemiş, maymun esnemiş sonunda maymun uyumuş hırsız da dükkanı güzelce soymuş. Sabah dükkan sahibi gelince maymuna ceza vermiş. Bir zaman sonra hırsız yine gelmiş geçmiş maymunun karşısına başlamış esnemeye bakmış maymuna tık yok, sonunda maymun eliyle gözünü açmış bak bende aynı hatayı yapacak göz var mı der gibi.

Vicdan ve merhamet neye göre artık bilemiyoruz. Merhamet ile yardım ettiğin insan bir zaman sonra elinde tuzu ile basmak için yaranı arıyor. Yaptığı hataları da timsah gözyaşları dökerek kapatmaya çalışıyor. Yani şu zamanda kime nasıl davranacağımızı, kime merhamet duyacağımızı gerçekten bilmiyoruz, öğrendiğimiz şeyler ise canımızı acıtıyor.

Hayatın her anı farklı duygular atmosferinde gelişiyor. Akıl süzgecinden geçirilerek verilen her karar da hayatımızı kolaylaştırıp değişik olanaklar sağlar.

HÜLYA ÇAKICI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Süleyman Demirel'den bir fıkra ile günümüz :)

Ayağınızdaki 6 Güçlü Nokta

Hayat Kişiye Özeldir