16 Nisan 2016 Cumartesi

Korkak ister! Cesur üretir!



Her şey bir şifrenin yerine oturmasıyla başlar. Şifre çözülür ve cennet bahçesinin kapıları ardına kadar açılır. Mutluluk aslında her zaman bizimle. Kolye gibi takıyoruz. Hayat her şeye rağmen çok güzel. Güneşi göremesek de varlığını biliyoruz. Nefes alabiliyorsak her şeyi başarabiliriz. Yapamadığımız, yarım kalan ne varsa. Damarın da kan dolaşıyorsa, hala soğumamışsa, bedenin her şeyi yapabilir ve başarabilir. Yaşamak sevmek için yaratılmış. Dünya sevgi üzerine kurulmuştur. Şanslar, kayıplar, kazançlar, günahlar, İyilikler, yaşam, ölüm vs. hepsi bizim. İnsana insanlık katan duygular. Kimimiz mutlu, kimimiz umutlu, kimimiz acının tutsağı, kimimiz korku vs. hepsinin çıkacağı yol inanç, şükür ve onun insana sunduğu mucizeler.
İçimizde derin de bir yerde yatan insanı keşfedersek sevgi bize yol gösteren ışığı yakacak, bizi mutlu kılacaktır. Sevgi bizimle yaratıldı, tüm gücünü keşfedip kullanarak değerli yapabiliriz.
Kadınlar kulaklarıyla, erkekler gözleriyle sever. Bundan dolayı kadınlar hep kandırılmıştır. Duymak bir kitabın önsözünü okumak gibidir. Hissetmek ise satır satır okumak. Notalara doğru zaman da, doğru an da dokunursan düşündüğün ve dinlediğin kadın/erkek en güzel şarkın olabilir.
Bazı şeyleri konuşarak anlatamazsın, bakışarak anlatamazsın. İçinde yaşarsın. Kelimelere, notalara, tuşlara sığınır ve basarsın. Ama anlatamazsın. Üzen anlatamamak değil. Anlaşmazlıklar her zaman olur. Ama bazı şeyler ya da birileri daha kıymetli olur. Daha çok severiz onları. Bizi üzen şey sevdiğimizi kaybetmek, bize olan sevgilerinden eksik kalmak değil! Artık onu sevemeyecek olmaktır! Bazılarımız yalnızca karşımızdakini değil, onu sevmeyi de ayrı severiz. Bu yüzden ayrılığın ardından sancılanırız. Sevgiler de geçer biter. Aşklar da, acılar da, mutluluklar da. Taze olur severken gelen ayrılığın acısı. Üzülme ama o da günü gelince biter. Ağaca güvenme kurur, insana güvenme ölür! Yaşamın içinde etkiye, tepki büyük rol oynamakta. İçine doğduğumuz en küçük sosyal birim olan aileden tutun da arkadaş, akraba, komşu, öğretmen vs. bir çok etmen var. Kimileri tecihimiz, kimileri istemeden hayatımızın içinde var olan kesim. Biz almadan vermeyi, sevilmeden sevmeyi, varlığımızı unutup aile ve çocuklarımızı düşündük. Aldığımız değerler, verdiğimiz değerlerden kıyaslama bile yapılamayacak kadar az oldu. O yüzden kendine ve Allaha güven ki ayakta durabilesin.

Önce ne istediğini bileceksin, net olacaksın. İstiyorsan sana kim engel olabilir? Kim durur karşında? İstediğini istediğin sürece sahip olabilirsin. Yeter ki iste ve sahip ol. Hayatın felsefesi, başarmanın sırrı bu kadar basit. Tabii yaşarken algılayabilene. Cesaret en sağlam sermayedir insana. İp kopsa ne olur? Kopmasa ne olur? Sen iğne de sallan fark etmez. Sallan yeter ki cesaretini kaybetme.! Korkak olursan ezmek isterler seni. Ama dimdik, güçlü olursan ayaklarının üzerinde durmasını bilirsen kimsenin gücü yetmez seni ezmeye. Zaman sahtekarların zamanı. Cesur ol, yürekli ol, mert ol, delikanlı ol, her şeyden önemlisi insan ol. Bir savaş veriyoruz. Ama cesur olmaktan, dürüst olmaktan ödün vermeden. Veren el, alan elden üstündür. Herkes başaracak diye de bir şey yok. İnsan bazen de kaybeder. Korkak ister, cesur üretir. Çevremiz de her zaman bir düşünce katili vardır. Dili baltadır. Umutlarımızı budar/keser. İrademize hükmetmeliyiz. Düşüncelerimiz ve vereceğimiz hükmün çizgisinden hiç şaşmadan, menzile kadar yol almalıyız. Dönüp arkamıza baktığımız zaman sadece dersini almış posalar kalmalı geride. Yaşama yeni doğmuş bir bebek gibi sarılmak ve şeytana diklenme zamanı.!
Her insan kabullemeyi bilmeli. Yaşamın ve doğanın gerçekleriyle istemesekte karşılaşacağını bilmeli. Her şeye rağmen ayakta kalmalı dimdik. Düşmana inat, kadere inat ve sevdiklerini düşünerek tutunmalı, sarılmalı hayata. Kendine acıyıp, ağlayıp sızlanmak ve hiçbir şey yapmaksızın acıya teslim olmak, acı çekmek, acı çekmenin gerekli olmadığını anlayana kadar gereklidir. Bizi güçlendirip, derinleşmemizi, olgunlaşmamızı, onlardan istifade edebilmemizi sağlamalı. Kendimize acıyıp, yaşayan ölüye dönüşmemizi değil.

Kısaca hayat bir sınav.! Ve her şey o kuyudan çıkmayı gerçekten istemekle başlar. Yoksa hepsi hoş ama boş cümleler. Negatif düşünceleri kafamızdan atabilirsek. Negatif düşünceli insanları hayatımızdan uzak tutabilirsek. Beynimizi pozitif enerjilere odaklarsak. Ve geçmişte olan negatif şeyleri unutabilirsek. Siyah gözlükleri atıp, renkli gözlükleri takarak mutlu oluruz. Geçmişle olan hesapları silip yeni defterler açmak daha bir kolaylaştırır hayatın yükünü. Bir çeşit Polyanna olmak. Yaşamımız belki de başkalarının hayalidir. Binlerce kez şükürler olsun ki, sağlıklı bir şekil de nefes alabiliyorum ve sevdiklerim yanımda.
İnanç kuvvet doğurur, güç doğurur.!
Her şey Allahtan.! İrade sen de/ben de.!

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder