29 Nisan 2016 Cuma

Sağlıkta Şiddete Karşı 24 Saat Gözaltı!


Sağlıkta Şiddete Karşı Yeni Eylem Planı.
Sağlık personeline şiddet gösteren, 24 saat nezarethanede gözaltında tutulacak.

Sağlık personeline fiziki olarak saldıranların 24 saat gözaltında tutulması ve ardından adliyeye sevk edilmesi konusunda düzenleme ile her türlü darp olayından sonra tüm saldırganların yasal olarak 48 saat gözetimde tutulması ardından savcı ya da hakim kararı ile serbest ya da tutuklu kalması sağlanacak. Ve hapis cezası geliyor. Bakanın açıklamaları bu yönde.
24 saat nezarethanede tutulmaları neyi çözecek? Caydırıcılık mı? Maalesef sorunu çözmez. Toplumun bakış açısı değişmediği sürece, isterse 48 saat tutulsunlar sonuç değişmez. Sağlık çalışanlarının vatandaşlarımız için çalışırken bir de kendi can güvenlikleri için endişelenerek, panik halinde çalışmaları zor olsa gerek. Şiddet olgusu nerede ve kime uygulanırsa uygulansın kesinlikle kabul edilemez. Uygulandığı ve görüldüğü her yerde önlemek ve gerekli yasal zemini oluşturmak gerekir.

Şiddeti savunmuyorum. Ama sağlıkçıların da davranışlarını savunmuyorum. Her meslek kendine göre zorluk taşıyor. İnsan sağlığı ile ilgili meslekleri yapanlar daha da titiz ve relax olmalı. Genel de doktorlar tarafından sıkıntı olmuyor. Muayenesi yapılıp vs. hasta işlemi bitiyor. Sıkıntılar ve bu tarz olaylar, hemşireler ve hasta bakıcılar vs. arasında geçiyor. Peki neden?

Size toplu taşıma aracında yanıma oturup beynimi yakan, artık müdahale ile susturmaya çalıştığım ama beceremediğim, akabinde insanların da yeter artık deyip susturmayı beceremediği, cahil hemşirenin mecburi dinlediğimiz en az 50 kişi inen binenlerle belki 500 kişi hikayesini anlatayım.
Bu bayan o gün sekiz saatlik mesaisini bitirip, tekrar mesai yapmış yani çift mesai yapmış. Bunda ne var. Bir şey yok buraya kadar tabii. Ev almışlar ve 3 aydır izinsiz her gün 2 mesai yapıyor. Arada da 3 mesai yapıyor. Çay kahve makinesi oldum, sinirliyim, gelip bilmem hangi hasta kaç numaralı odada kalıyor veya başka soru soran insanları boğmak istiyorum, hasta olacaklarına gebersinler, şişmanladım, mutsuzum. Ama mesailerden normal çalışma saatinin iki katı ücret alıyorum. Evin kredisi bir yıla kalmaz biter. Tabii ben birini öldürmezsem. Söylediği rakam bakan maaşı kadar var. Burada bende ip iyice kopuyor. 2 kere uyarıldı. Ben de uyardım. Yok Allah bir çene vermiş gerisini koyvermiş. Ne susdan anlıyor ne kibarlıktan, kadının içine şeytan kaçmış resmen. En sonun da birileri katil olmadan yazık şoför durakta durdu. Tüm otobüs indik, size iyi yolculuklar dedik. Belki işten çıkartılacağını bile bile şoför de indi. Kadın resmen oturuyor ve çene devam. 15 dk. sonra farkına vardı. Neden durduk arızamı var. Herkes inmiş, bana neden söylemiyorsunuz. Ya otobüs patlasa öleyim mi ben, aaa neyse evin oraya gelmişim zaten yürürüm. İndi ve 50 metre sonra döndü bir sokağa.
Ne denir. Siz söyleyin. Şaşkın baktık. Öylece. Allah önce ailesine, hastalara, mesai arkadaşlarına, hasta yakınlarına ve bu şahısla aynı ortamı paylaşan tüm canlılara sabır versin. Hakikaten kadın insanın içindeki şiddet duygularını ayaklandırıyordu.
Sağlıkçıların çalışma düzenleri inşallah bu şekil de devam etmiyordur. Yani para odaklı. Mezun ve açıkta çok insanımız var. Tahammülsüzlük yapıyor iki mesai. Öncelikle mesai asla ve asla yaptırılmamalı. Sonuçta her kesime hizmet veriyorlar. Sen diyene de, siz diyene de. Öncelikle empati kurmaları gerekiyor. Karşıya geçip kendilerine bir bakmaları. Sonra işinin İNSAN ve CAN olduğunun ayrımına varmaları. Ondan sonra neden bana şiddet uyguluyorlar diye düşünmeleri.

İki bakış açısından da yazdım. Kimse art niyet arayıp, savunmaya geçmesin diye.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder