18 Mart 2017 Cumartesi

Hiçbir şeye şaşırmıyoruz artık!


Acayip bir ülkede yaşıyoruz. Her gün biraz daha batan bir toplum. Ülkedeki hiçbir şeye şaşırmıyoruz artık. Herkes tripli uzak duracaksın. Çünkü normal hareketler içerisindeysen delisin. İnsani davranışlar gösteriyor veya insani davranışlara meyilliysen marjinalsin. Sonuç olarak insan olmaya karşı olanlarla karşı karşıyayız. Sistem çalışmamızı, üretmemizi, düşünmemizi istemediği için mevzuata itinayla uyduruluyor. Mevzuat üretmek için değil tüketmek için var fikrimce. Yani canınız iş yapmak istemiyorsa mevzuat bu konuda yeterince destek verecektir.

Doğru bildiklerimiz yanlışsa ve bu da bilimsel olarak kanıtlamışsa sabit fikir de diretmek ne anlama gelir? Mantıklı ve doğru ise değiştirmek gerekiyor fikirleri. Doğru sürekli değişkenlik gösterir. Bunun içinde bilimsel doğru bildiklerimizin doğruluğundan bile şüphe ederiz. Her şeye açık olmalı insan. İdeolojiler bilimsel değil felsefi olmalı. Derisini değiştirmeyen yılan ölür, aynı şekilde fikrini değiştirmeyen zihin ölür ve sabit fikir sahibini hapseder, öldürür. Unutulmamalı ki öküzün dünyası sürdüğü tarla kadardır.

Çoğu insanımız şeriat ister ama Arabistan'da yaşamak istemez. Kafir dedikleri ülkelerde yaşamak isterler. Hak, hukuk, adalet, özgürlük ve eşitlik var çünkü oralarda. Ahlak toplum birleşiminden ortaya çıkan bir olgudur ve toplum da birleştirici bir norm olarak da görülür. Ama sürü için tehlikeli olan hiçbir şeyi sorgulamadan kabullenmektir. Ahlak ölçülü olmaktır. Yalnız da yaşasan ölçülü olmak şarttır. Hem sosyal, hem biyolojik, hem de manevi açıdan ölçü olmadan insanın yaşamını devam ettirmesi mümkün değildir.

Sessiz kalmak büyük bir erdemse insanlar neden hep bağırarak konuşuyorlar? Bırakın susmayı daha siz sözünüzü bitirmeden konuşmaya başlıyorlar. Seni dinlemeyen kulağın diline de güvenmeyeceksin. Sonuna kadar dinleseler sorularının cevaplarını alacaklar aslında. Tartışarak haklı çıkmak zaten zordur. Çünkü kelimelerin gücü bazı şeylere asla yetmez. Başka yöntemlerle haklı çıkmaktanda fazlasını yapmak, örneğin dostunun, düşmanının bir şekilde ruhuna dokunarak, ona ulaşarak kalpleri yumuşatmak, sözle haklı çıkmaktan çok daha asil, güçlü ve kalıcıdır. Ama bu zamanda asil olmak için sessiz kalınmıyor, bağırmadan tartışılmıyor. Çünkü sesini duyuramazsan haklı olduğun halde haksız oluyorsun. Yine de negatif ve kötü insanlara suskunluk en güzel cevaptır anlayabilirlerse.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder