15 Haziran 2016 Çarşamba

TÜRKİYE'NİN PETROLÜNE NE OLDU?


Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokabileceği büyüklüktedir. Yumruk yaptığında elini dışarıya çıkartamaz. Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el bu yarıktan dışarı çıkamaz. Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner ama kaçamaz. Aslında bu maymunu tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülük o kadar güçlüdür ki yapamaz. Bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.

Diyarbakır'da 05/06/1971 tarihinde İngilizler tarafından çok kaliteli petrol bulundu ve ardından civa dökülerek kapatıldı. Bunu devlet ve Diyarbakır'da eskiden yaşayanlar bilirler. Türkiye'nin taşı toprağı, altı üstü ayrı ayrı bir güzelliktir, zenginliktir.

Kuyulardaki petrolü çürümeye bırakmak için içerisine civa dökülüp kapatılmasının sebebi bence korku ve açgözlülük. Sömürülerin de değildik ve diğer petrol çıkan ülkeler gibi kafası çalışmayan bir millet de değildik/değiliz. Zengin olacaksın ve kafan da çalışıyor olacak kim durabilir önünde. Dünya ülkelerinden biri kükrese biri siner. Dünyanın en güçlü ülkesi olursun dolayısıyla. Ne yaptılar şimdiye zemin hazırlayıp yavaş yavaş, sindire sindire sahip olmak istediler. İngiltere'nin o dönemdeki devlet başkanı benim değil, bizim dedi ve kendisi ileride yeryüzünde nefes almıyor bile olsa ülkesine ve diğer dinlere kazandırmak istedi. Dünya yavaş ama emin adımlarla ilerliyor. Tabii görelebilir ve anlayabilirsek. Etrafa korku salanların kendileri de korkuyordur kendilerine göre. Ölümcül yarayı acımadan açan hiç ummadığın bir yerdir. Plan işler ruhun duymaz, hiç beklemezsin anladığında aklın almaz. Her şeyden yalnızlaştırılmış çağdaş köleleriz hepimiz. Bilinç sahtekar davranır güçlü olmazsan. Aynı dili konuşurken birbirlerini anlayamayan toplumların bireyleri de gerçekte hep yalnızdır.

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder