Dünya Görüşü


Dünya görüşü, sanat, kültürel, insani duygular, merhamet, dürüstlük, toplumsal barış, huzur, refah gibi birçok önemli değeri içinde barındıran bir başlıktır. Yani düşünmenin konu edildiği her durumda gündeme gelen, farklı bakış açıları olan bir kavramdır. İnsanın kendisini bilmesi, bilinçlenmesi ve bu bilinçle toplumları inşa etmesi kültürel birikimdir, değer hükümleridir ve ideolojilerde kendini gösterir. Dünya görüşü konularının bazen nesnellikten yoksun oluşu, bilimsel bir dünya bilgisi ortaya koymayışı, bir dünya görüşünü çürütmek için başka bir dünya görüşüne başvurulması gibi hususlar çoğu kimseyi olumsuz düşünmeye sevk etse de insanların dünya görüşü genellikle olumludur.

Dünya görüşü bilgisi kendi benliğinde zaten olumlu ve temizdir. Bütün insanlığı ilgilendiren önemli değerlerin bir bütün halinde olduğu tek bir bedendir. Fakat günümüzde kendi benliğinden uzak mecralara hizmet etmektedir. Her türlü kötülüğün baş mimarı insanoğludur ama iyilikte de baş mimarlık rolünü üstlenen yine insanoğludur.

Toplumların lider olarak seçtikleri ve inandıkları kişilerin kendi inanç ve belirlediği yaşam standartlarını etkilemeyi başardığı topluma empoze etmesi ve bu toplumun arkadan gelen nesili bu düşüncelere göre eğiterek topluluğu büyütmesi de bir dünya görüşüdür.

Dünya görüşünü objektif olarak değerlendirmek artık mümkün değil. Bunu yapanlar veya yapmaya çalışanlar bir şekilde susturuluyor, itibarsızlaştırılıyor yada mesleklerini yapamayacak duruma getiriliyor. Dünya görüşü günümüzde kişisel, mezhepsel, para lobisinin menfaatlerine göre şekillenen bir durumda. Para ekonomisinin bir parçası olan her hangi bir iş adamı bile dünya görüşünü artık kendine özgü yonta biliyor. İnsanlar insan olduğunu kanıtlayan en önemli özelliklerini raflara kaldırmış durumdalar. Yarınlarımız pek umutlu görünmüyor, günümüz yarınların nasıl olacağını açıklamaya yetiyor.

Toplumların geleceğe yönelik yeni bir insan tipi ortaya çıkarmak istekleri hep vardır, bu da beraberinde verileri inşa etme ihtiyacını gündeme getirir. Dünyanın yeni bir biçim kazanması sadece edebiyat, sanat, bilim ve teknoloji ile gerçekleşmez. Ama dünya görüşü beraberinde bilimsel, sanatsal, edebi, felsefi ve dini bir karakter taşıyarak bunu gerçekleştirebilir, bu dünya görüşüne ise toplumun inşa etme özelliği etki eder.

Günümüzde adaletsizlik her yerde olduğu gibi bu kavramda da fazlasıyla mevcut. İnsanlar dünya görüşü gibi kıymetli bir olguyu kişisel bir silaha dönüştürmüş durumdalar. Dünya görüşü bütün insanlığı kaplayan, güven altına alan dil, din, ırk gibi kavramları gözetmeksizin insanlığa kucak açan bir kavramdır. Ama insanlar bu kavramı kişisel, toplumsal, mezhepsel, dinsel bağlılıklarına göre yozlaştırarak, kendi menfaatlerine uyarlayarak yeni bir şekle büründürmüşlerdir, bunun sonucunda da toplumlar kendi doğrularını insanların bilinçaltlarına yerleştirmek ve empoze etmek için kültürel bir savaş haline getirmişlerdir.

Dünya Görüşü önceden bütün insanlığa hizmet ederken günümüzde dünyayı yöneten gizli güçlerin kültürel savaşlarına alet olmaktadır. İnsanların en önemli değerlerini yozlaştırarak başka bir şekle dönüştürüp, kendi fikir ve ideolojik yapılarını kurma yolunda kullanılan bir silah haline gelmiştir. Yanlışlar doğru, doğrular yanlış olup farklı bir oluşum gerçekleştirilmiştir. Sorgulama ve düşünme kapasitesi olmayan tek tip insan projesi hayata geçirilmiş ve böylece insanlar karanlıkta önünü görmeden yürüyen bir kitleye dönüştürülmüş duruma getirilmişlerdir.

HÜLYA ÇAKICI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Süleyman Demirel'den bir fıkra ile günümüz :)

Ayağınızdaki 6 Güçlü Nokta

Hayat Kişiye Özeldir