Kayıtlar

Her son aslında yeni bir başlangıçtır

Resim
Yaş otuz beş yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Cahit Sıtkı TARANCI Dante 35 yaşındayken kanto 1.1'de şöyle der: Nel mezzo del cammin di Vita Nostra. (Yaşam yolumuzun yarısında.) Dante bununla Zebur'a gönderme yapar. Zebur'da ortalama insan ömrü 70 yıl olarak geçer. Ümidimiz kalmayınca hepimiz arzularımızla yaşamaya başlarız. Arzuları yitirirsek de ümidimizle yaşarız. İki kavramın arasındaki fark şu. Arzu dilektir. Umut aktiftir mücadeledir. Arzuyu tetikleyen ümittir. Ümit biterse arzu da biter. Ümidin bitmesi de yaşamsal gayenin bitmesi demektir. Ümit biterse amaç biter dolayısıyla mücadeleye gerek kalmaz ve sadece dileklerimizle yaşarız. Pandoranın kutusunda geriye bir tek ümit kalır. Onun için insanlık var olduğu sürece ümitler ölmez, insan ümidi olduğu sürece yaşar ümit biterse her şey bitmiş demektir. Ama ümitler kocaman bir dün olmuş gibi günümüzde, yine de neler geçmedi ki bunlar geçmesin imtihan eden illaki mükafatını da verecektir. Sabr

Tapu Güvencesi kalkıyor…

Resim
İnsanda mal kabilinden sayılacak yani bilançoda bir kalem oluyoruz. Artı değer, eksi değer konumuna geldik, insan değil kuluz, kulun tapusu olmaz kendisi maldır. Artık ev garantimiz de kalmadı, bu işin ucu en çok şakşakçı mülk ve arsa sahiplerine dokunacaktır. Koyunlar çobanların kaval sesine odaklanırken başka seslere sağır kalırlar çünkü. Bal tutan parmağını yalıyor. Denetimin, hesap sormanın olmadığı yerlerde savurganlık ve aşırılık olur. Belki suç hiçbir şeye ses çıkarmayıp sınırsız imkanı veren sorgulamayanlardadır kim bilir. Özgür olduğumuz duygusu oluşturarak koşulların sağlandığı ama nasıl davranacağımızın ve yaşayacağımızın sınırlarının çizildiği zamandayız. Aldığımız para kadar özgür hissediyoruz sonuç olarak özgürlük dağarcığı kısıtlı olanın ne hayali, ne reel bir katkısı olur. Garantili, rahat, risksiz işler peşinde olan bir milletiz. Ama devlet kendini bu kadar rahat, cazip, çekici yapmasaydı ve ayrıca özel sektörde en azından asgari düzeyde devlet koşullarında

Bağırmaya gerek yok sesini duy yeter!

Resim
Mutluluk, kendinle yüzleşmekle başlar ve sen yüzleşmelerine devam ettikçe devam eder. Gerçeklerden kaçarsın ama gerçeklerin sonuçlarından kaçamazsın. Hiç beklemediğin anda gelen dostla bir kahve içimi paylaşılan zaman. Arabada radyo dinlerken, sevdiğin bir şarkının çalması. Çocuklarından, arkadaşlarından, sevgilinden, eşinden gelen mesajlar. Açmasını beklediğin tomurcuğun çiçek açtığını görmek. Sağlıklı yaşadığımız her dakikanın kıymetini bilelim. Bazıları hele bir de gülse, hele bir de nasıl gülüyormuş görülse, İşte o zaman istifa eder bütün kelimeler. Biz artık cümle kuramıyoruz diye. İşte mutluluk... Hep anlık... Şu an bunları yazabilmek ve birileriyle paylaşabilmek de mutluluk. İnsanın yüzünde taşıdığı ifade sırtında taşıdığı elbiseden çok daha önemlidir. Masum ve sevgi dolu yüz hayata tutunmanın en önemli şartıdır. Hayat güzelliklerden yana bir bakıyorsun gözyaşı döküyorsun. Hayat devam ediyor bağırmaya hiç gerek yok, sadece sesini duymak yeter. Her insan sevme

GELECEĞİ YENİDEN YAZ

Resim
Bir gün istiridyenin içine bir kum tanesi girer. İstiridye kum tanesinden rahatsız olur ve onu sedefle kaplayarak başka bir şeye, değerli bir inciye dönüştürür. Hepimiz hayatımızdaki kum tanelerini inciye dönüştürme gücüne sahibiz. Ama benim ki kum tanesi değil kaya parçası diyorsanız bu daha da güzel. Çünkü bu sayede dünyanın en büyük inci tanesine sahip olacaksınız demektir. Sen değiştiğinde, HER ŞEY DEĞİŞİR, Sen değiştiğinde, GELECEĞİN YENİDEN YAZILIR. Hayatta istediğin şeyler için uğraşacaksın elinden geleni yapacaksın. Baktın olmuyor vazgeçmeyi de bileceksin. Ve bazen mutlu olmak için başkalarının üstünü çizeceksin. Çünkü geçmişe ve arkamıza sürekli bakarsak bekleyen güzelliklere ulaşamayız. Birlik olmak güzeldir ama bazen ayrılmak gerekir kendi dünyamıza doğru. Hani derler ya herkes senin ters istikametinde ise dön bir bak belki yanlış yönde olan sensin diye. Ben baktım yanlış olan ben değilim sürü şeklin de bir yöne gidiyorlar diye onlara ayak uydurmak zorunda değilim.

Dünyanın ekseni...

Resim
Dünyanın ekseni on'ar bin yıllık yada daha fazla dönemler de kayabilir. Dolayısıyla bölge bölge iklim değişiklikleri yaşanır. Dünyanın ekseni kayıp, kutuplar ekvatora gelirse buz kütleleri erir ve sular dünyayı basar. Sonra kar olup, yeni kutup bölgesine yağarak kuzey ve güney kutbunu oluşturur. Bugün kutup olan yerler geçmişte başka yerdeymiş, şimdi çöl olan Afrika geçmişte yeşil bir ova, belki de bir denizmiş. Geçmişte verimli arazi olan yerler, bugün kurak çorak bir arazi olmuşlar. Mısır piramitleri içinde geçerli bu durum, Amazondaki ormanlarla kaplı şehirler içinde yani her yer için geçerli. Eksen kaydı, iklim değişti herkes göç etti. Eksen kayması da bilinçli olarak gerçekleştirebilir. Piri Reisin haritasını bile böyle açıklayabiliriz. Tonlarca kar altında olan karasal alanın haritası nasıl çıkmıştır. Çünkü oralar bir dönem kutup bölgesi değil, dünyanın başka bir eksenindeydi ve kolayca haritası çıkartılabildi. Kabul etmek gerekir ki, dünya tarihi bir kaç kere resetle

Tanıyınca hemen kaç...

Resim
Sürekli sizi eleştirenler. Burnundan kıl aldırmayanlar. Boş vakitlerin de sizi arayanlar. Yalnız kalmamak için sizi isteyenler. Gözü dışarıda olanlar. Yürümeyen ilişkiler için hep karşı tarafı suçlayanlar. Sürekli haklı çıkmaya çalışanlar. Kendi isteklerini dayatanlar. Sizi değiştirmeye çalışanlar. Size bağıranlar. Geçmişi unutmayan kinciler. Anne, baba ya da geçmiş ilişkilerinin hırslarını sizden çıkaranlar. Sürekli eski sevgilisinden bahsedenler. Eski eşiyle, sevgilisiyle barışmak isteyenler. Görüşenler. Hem ilişkiyi yönetmek isteyen, hem de adım atmayanlar. Geçmiş ilişkilerindeki terk edilme ve öfkelerini size yansıtmaya çalışanlar. Arayınca sen aradın, aramayınca neden aramadın, diyen dengesiz tipler. Sürekli sen bunu dedin, sen bunu yaptın diyenler. İş için bir yere gittiğinizde bozuk atanlar. Kadın hem çalışsın, hem de yemek pişirsin, bana hizmet etsin diyenler. Olmayacak hayaller kurmamalı insan. Hayalleri de yaşamları ile paralel olmalı. Hayale de, sevg

Durum içinden durum çıkarmak

Resim
Dünyanın en etkili zehri de o zehre ilaçta insandır. En büyük zehir insanın kalbindeki kin ve nefret zehridir, içten içe öldürür insanı. Düşünce sahibini ortadan kaldırmakla düşüncenin yok olacağını sanmaktır. Durum içinden durum çıkarmak, iyinin içindeki kötüyü, kötünün içindeki iyiyi çıkarmaktır. Kendini keşfettiğin anda doğarsın. Mükemmel olan herkes merhametli olmayabilir ama merhametli olanlar mükemmel görünebilir. İnsanları birleştiren duygulardır. Bir odada yanan dört mum varmış. Önce sevginin mumu sönmüş ardından yavaşça barışın arkasından mutluluğun mumu sönmüş derken odaya bir çocuk girmiş ve aaa mumlar sönmüş diye yakınmış. Adı umut olan dördüncü mum demiş ki, korkma ben ve sen olduğumuz sürece diğer üç mumu da yakabiliriz ve çocuk alıp umudu diğer üç mumu da tekrar yakmış. Umut insanın içinde sönmeyen bir ışıktır. Keşkelerimizin değil, iyikilerimizin olduğu bir hayat gerek bizlere. Yaşamımız niyetlerimizle anlam kazanır, arzu ve isteklerimiz yaşama anlam katar. Ha