Kayıtlar

MEVLANA etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Herkes Birbirine Ayna

Resim
Herkes birbirine ayna. Bizim yansıttıklarımızın karşımızdakinde bıraktıkları ve başkalarının yansıttıklarının bizde bıraktıkları. Hayat tüketmektir her şeyi, tüm bu yaşadıklarımızın hepsi tasarlanmıştır. Herkes hayatı boyunca hep bir şey arar, kimi kendini, kimi sevgiyi, kimi kaynağı ve sonunda da bu dünyadan selamını vererek gider. Geldiği yeri unutan gideceği yeri asla bulamaz. Geldik, yaşadık, gidiyoruz. Ne güzel söylemiş Mevlana 'Hamdım, yandım, piştim.' Çoğu insanda bir hava bir ahkam, özün belli sen bellisin neyin havası neyin kafası. Geldiği yeri unutan bir gün unutulmaya mahkumdur. Bir lokma ekmeği çoluk çocuk kazanmaya çalışıp evine getirenler şimdi bir basamak yükseldi diye şu an ki yoksulu fakiri görmezden gelip hatta aşağılayarak bakıyor. Rızkı verende, alanda Allah'tır. Yüksekten uçan yere sert düşer. Geçmiş geleceğimizi inşa eder, unutmadan ama günümüze de taşımadan. Hayatın kendisinin anlam olduğunun farkına vardığımda, teker teker anlamsızlaşmaya

Gün Döner, Devran Döner!

Resim
Çark nasıl olsa dönüyor. Ne oldum değil ne olacağım demeli. Güzel ve iyi işler içerisinde bulunmaya daha çok önem vermeli. Gün dönüyor devran dönüyor. Zenginken fakir, fakirken zengin olunuyor. Önemli olan her şart ve durum da adaletli ve merhametli olmak. Merdivenleri çıkarken rastladığınız insanlara, gün gelip merdivenden inerken de rastlayabilirsiniz. Onun için insanlara adil, hak edenlere saygı ve sevgiyle davranmak gerekiyor. Çok iyi bir insandır dediğiniz insanlar bazen koşullar değiştiğinde, bazen de canları öyle istediğinde öyle davranışlar da bulunurlar ki, dumura uğrarsınız. Acınız geçer ama aldığınız dersi hiç unutmazsınız. Sessiz ve sabırlı insanlar genel de yapılanları asla unutmazlar sadece edep der beklerler. Ama sabırları taştığında da sel olup bütün bendleri yıkarlar. Tıpkı sel gibi her şeyi ve herkesi sürükleyip atarlar. Yada sabretmenin sonucu değiştirmediğini öğrendiğinde, sabrını zorlayanları görmezden gelmeyi öğrenirler. Çünkü bilirler ki, üzenlerin şimdi es

Sevginin açamayacağı kapı yoktur!

Resim
Kıymet bilmek kaybedince arkasından ağlamak değil, yanındayken sımsıkı sarılmaktır. (Hz. Mevlana) Kafalar arasındaki mesafe kısa ise dinleyenin sözlere bile ihtiyacı yoktur, karşısındakinin yüreğini duyar. Eğer bu mesafe fazlaysa hiçbir sözün gücü ona ulaşmaya yetmez. Ne istediğini bilmeyen insanoğlu doyumsuzluğunu aşka da bulaştırıyor. Senin olana sahip çıkmazsan senin olana sahip çıkarlar sana da kaybettiklerini izlemek kalır. Çok mükemmeliyetçi olmak bazen gerçeklerin ucunu kaçırmak gibidir. Bu yüzden de aradığımız gibi birisini bulamayabiliriz. Nasıl ben mükemmel değilsem başkaları da mükemmel değil. Karşımızdaki insanı hatalarıyla kabul etmediğimiz sürece mutlu olmak mümkün değil. Nesimi'ye sormuşlar yarin ile hoş musun? Hoş olayım, olmayayım, o yar benim kime ne? Dil ile sevmek ayrı, kalben sevmek ayrı. İnsanın yürek gözü sevgiyi tanır, sözlerin içi boş ise yürek orada bunalır. Dikensiz gül olur mu? Gülü dikeniyle seveceksin ki kıymeti olsun. Evlilik zor ve meşakkatli

Dua Et...

Resim
Acılarla dolu bir dünyada yaşıyoruz... Bunlara katlanmak olgunluk mu, yoksa sabır mı bilemeyiz. Bazen anladığın şeyi değiştirmek isterken sen değişiyorsun. İnsanın söyleyecek sözü çok olup karşısındakilerin söylendiğini anlayacak kapasitesi yoksa sözü kaşınızdaki kişinin ederi kadar söyleyin yoksa yürek tüketmiş olursunuz. Duasız üşürmüş yürekler bil!  Sana bir dua eden olsun, Senin de bir dua ettiğin! Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan, sana ummadık kapılar açan. Bilmezsin kimin için ettiğin duadır seni böyle ayakta tutan! (Mevlana) DUA ET, olmayacak bir işin umutsuzluğuyla ellerini açan bir insan gibi değil, ellerini açmazsa hiçbir şey olmayacak bir insanın umuduyla dua et. Cennetin sekiz kapısı vardır. Bunların her biri açılır ve kapanır. Ancak “Tevbe kapısı” hiç kapanmaz. Çünkü bu kapının kapanmasını önlemek üzere orada vazifeli bir melek vardır. O halde dua et ve ümitsizliğe düşme. Dünya bir defterdir üzerinde işlemlerini yaparsın, gerçek

Hayat tecrübesi dediğimiz şey hatalardır!

Resim
Hiç bir şeyi geri almayı bekleme, yaptıkların için takdir edilmeyi bekleme, ne kadar zeki olduğunun keşfedilmesini bekleme, ya da aşkının anlaşılmasını. Daireyi tamamla. Gururlu, yetersiz yada kibirli olduğun için değil, sadece artık onun senin yaşamında yeri olmadığı için. Kapıyı kapat, plağı değiştir, evi temizle tozdan kurtul. Geçmişte olduğun kişiyi bırak ve şu anda kimsen o ol! (PAUL COELHO)  Öğrenmek biIdiğini fark etmektir. Yapmak onu biIdiğini göstermektir. Hayatın bir an önce bizi ciddiye alması gerek. Bize sevgi gecelere yıldızlar gerek, yıldızların altından yükselen bir umut gerek, umuda bir ışık gerek ve ışığa da bir hayat. Dünyayı değil hayatı resetle. İnsanları muhatap alma. Biraz da kendine zaman ayır. Dünya nasıl olsa dönmeye devam ediyor. Dünyaya bir defa geliniyor. Her şey beyinde başlar, kalple inanılır, ellerle de şekillenir. Kişinin her zaman doğru yolda gideceğinin garantisi yoktur. Doğru kapıya gelmek için birçok kere yanlış kapı çalınır. Hayat böyle. Eğ

Ötekileşmeden İnsan Olmak!

Resim
Öğrencilerinden birisi Mevlana'ya sormuş; Efendim bu dört kapı meselesini ben pek anlayamıyorum. Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız? Şimdi bak, karşı medrese de dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine eğilmiş. Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra gel sana anlatayım. Öğrenci gitmiş, birincinin ensesine bir tokat akşetmiş. Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlana'nın öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama hocasına itaat var. Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat atmış. O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış. Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş. Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış. Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş. Dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş. Öğrenci Mevlana'ya dönmüş, olanları anlatmış. Mevlana, İşte sana istediğin örnekler: Birinci, şeriat

MADIMAĞI UNUTMADIK

Resim
Hz. Mevlana'nın oğlu Sultan Veled, din maskeli yobazlar için idris kılığın da iblisler dermiş. Maleseff dini bilinmeyenler dini yaşıyoruz diyorlar. Okuma oranı düşük bir milletiz. Bu yüzden de kulaktan dolma bilgilere  inanıyoruz. İnancımız kimseye saldırmayı ön görmüyor ama bize saldırılırsa, nefsi müdafaayı ön görüyor. Yani kendimizi savunmak ve bize yapılanın aynısını yapma hakkımız verilmiştir. Dinimiz hiç bir şey de aşırıya gitmeyin diyor. Adaletli olun, kindar olmayın, af edici olun. Aşırıcı olmayın adaletli olun. Bu sözler bazı dincilere küpe olsun. Bütün dinler tek bir yaradan da buluşur. Onun için hepimizin inandığı aynıdır. Sadece ibadet şekilleri farklıdır, isteyen istediği gibi ibadet etmekte özgürdür. Allah ile kul arasına kimsenin giremediği gibi ibadetine de yönlendirme hakkına sahip değildir. Sonuçta tüm dinler, mezhepler ve ırklar aynıdır. Ama nedense her din veya mezhep ötekini öldürmeye ve yok etmeye programlanmıştır. Kadın yaktınız, ozan yaktınız, hayvan y

Hayat ne zaman başlar?

Resim
Hayat, anne karnından dışarıya çıktığın andan itibaren başlar. Artık dünya'ya gözlerini açmışsındır. Hayat, insan kendi bilincinin farkında olunca başlar. Hayat, mücadele etmeye başladığın da başlar. Dünyanın kaç bucak olduğunu öğrenirsin. Hayat, herşeyin boş olduğunu anladığın da başlar. Hayat, hayatı hafife aldığın an, satıldığın an, kırıldığın an başlar. Başkalarının dayattığı hayattan kurtulup, kendi yaşamımızı kurduğumuz an başlar. Herkes elbet bir gün kendi kalbinin ekmeğini yer. Kişi kaderini kendi çizer. Allah yolları verir. O yollardan birini seçmek kişinin kendi nefsi ile ilgilidir. Dünya imtihan yeri. Kazanmakta, kaybetmekte kişiye bağlı. Herkesin bir çizgisi vardır hayatıyla ilgili. Doğru ya da yalnış. Ben yolumda ilerliyorum. İhanete gelince sırtım doludur hançerlerle, en sevdiklerimin hançerleriyle. Yani ben doğruysam herkes doğru olmuyor ve ben yaşanılan bir olay karşısında kendimi yerden yere atsam da o olay akibetini değiştirmiyor, acıyı azaltmıyor. Ölümd