Bilgi Yeni Keşifler İle Gelir


Bilgiyi alan gelişir geliştirir, bu gelişim kültürel yörüngeyi değişitirip bizleri de etkiler. Bilim sevilmeyen bir öğretmen gibi, her şey onda gizli ama sadece onu görebilenler parmak kaldırıyor.

Cehaletin kötü bir şey olduğunu Rönesans öncesi Avrupa'ya bakıp anlayabiliriz. Bilginin, ilmin, irfanın ne kadar değerli olduğunu anlamak içinde İslam'da beytul hikmetin kurulup ve İslam alimlerinin bilimde açtıkları çığırlara bakabiliriz.

Geçmişte bilginin doğudan batıya gitmesi ve günümüzdeki doğu inanılır gibi değil. Peki doğudan batan güneş tekrar doğudan doğabilir mi? Zor. Doğunun kitapları batı dillerine çevrilip batılı okullarda okutulur batılılar aydınlanırken, doğu karanlıkta kayboluyor. Umarım bu karanlığın bir parçası olup bizler de kaybolmayız. Değerlendirmesini bilsek Türkiye doğu ve batı kültürünü birleştirebilecek kültürel birikime sahip bir coğrafyadadır.

Rönesans İstanbul'un fethinden önce başlamış ve Michelangelo defalarca İstanbul'a davet edilmiştir. 1258 yılı doğunun bilim açısında bitiş yılıdır. Çünkü bilimsel kaynaklar yok edilmiştir. Batı ise Endülüs mirasını değerlendirmiş, Haçlı Seferleri ile tanıştıkları bu yeni bilimsel bakış açısını değerlendirmiştir.

Baskılı yönetim ile bilim arasında bir ilişki yok fikrimce. Öyle olsaydı atom bombası ikinci dünya savaşı sırasında bulunmazdı. Emeviler zamanında bilim çok gelişmiştir ve bilinen en baskıcı hanedandırlar. Bilgi yeni keşifler ile gelir.

Osmanlı'da Fatih Sultan Mehmet bilim ve sanatla çok ilgilidir. Toplumsal olguların belirleyici nedeni dış kaynaklı değildir. Fatih Sultan Mehmet hiçbir bilim insanını kaçırtmamış hatta bilim insanı Ali Kuşçu'yu karşılamak için İzmit Kocaali'ye kadar ayağına gitmiştir, o dönemde bu davranış çok daha anlamlıdır. Ayrıca Konstantin'in danışmanını kendisine danışman yapmıştır. Ama Rönesansı yaratan hiçbir bilim insanı İstanbullu değildir.

Fikrimce bilimsel gelişmelerin ufku hep standartların dışına çıkan keşiflerle açılıyor. Dünyaya bakış açısı ve farklı kültürler ile tanışma olmayan stabil kültürlerde bilimsel gelişme görülmüyor.

HÜLYA ÇAKICI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Süleyman Demirel'den bir fıkra ile günümüz :)

Ayağınızdaki 6 Güçlü Nokta

Hayat Kişiye Özeldir