14 Kasım 2016 Pazartesi

Atatürk ve Arabistan


Mustafa Kemal'in Şam'da karşılaştığı bir olay, Arapların İslam dinini nasıl bir ÜSTÜNLÜK ARACI haline getirdiklerini gözler önüne sermektedir. Şam'daki garnizonda basit bir nedenle kavga eden biri Türk, diğeri Arap kökenli iki eri karşısına alan nöbetçi subayın, kimin haksız olduğunu bile araştırmadan, Sen kim oluyorsun da Kavm-i Necib'ten birine hakaret ediyorsun? diye Türk erini suçlaması ve aşağılaması, Mustafa Kemal'de imparatorluk içindeki üstün kavim anlayışına karşı büyük bir tepki doğurmuş, Türklük duygularını kamçılamıştır. Şam'da karşılaştığı bu Arap fanatikliği Mustafa Kemal'i derinden etkilemiştir. Bu olayın daha sonraki yıllarda onun, "Din de Türkçeleştirme" ve "Dini Arap etkisinden ve baskısından kurtarma" çalışmalarına etki etmiş olması olasıdır.
(ALINTI / SİNAN MEYDAN)

Peygamber efendimiz HZ. MUHAMMED (SAV), Ben arabım ama Arap benden değil, diye boşuna söylememiştir. Ama şimdiler de içimizdeki Araplaşma sevgisi en üst seviyelere çıkmış durumda.

Mustafa Kemal Osmanlı'nın güney cephelerinde savaşırken, Arap ihanetlerini ve Arap Milliyetçiliğini çok iyi gözlemlemiştir. Misak-ı Milliden önceki son savaştığı toprak olan Suriye'de, Arap ve İngiliz işbirliğini birebir yaşamış ve Osmanlı'ya karşı Arapların ihanetini görmüştür. Bu sebeplerden dolayı arkadaşlarıyla birlikte Devleti biçimlendirirken DİN eksenli değil, MİLLİYETÇİLİK esaslarına göre biçimlendirip devleti kurmuştur. O dönemin ve bu dönemin şartlarında düşünülürse en iyisini yapmıştır.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder