14 Kasım 2016 Pazartesi

Avrupa'dan Türkiye'ye Ekonomik Tehdit!



Avrupa açarız sınır kapılarını salarız mültecileri. Ey Avrupa! Ekonomi yaptırımı tehdidi ile benim huzurumu bozamazsın! Eğer bu dediklerini yaparlarsa, Türk ekonomisi çöker zira ihracat ve ithalatının neredeyse %80'e yakınını AB ülkeleriyle yapmakta. Başkasının ülkede ekonomik yaptırım yapması için ülkenin adım adım o ülkenin seviyesine çıkması lazım. Aksi taktirde yaptırım yapmazlar. Dua, cemaat vs. bir ülkeyi kalkındırmaz yani.

Avrupa ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi %40, Rusya ile %8. Rusya krizinden sonra Türkiye ne büyük yara aldı artık gerisini düşünün. Pardon düşünebilseydik zaten bu halde olmazdık. Bu açıklamayı hükumet ciddiye almalıdır. Ekonomi yarı oranında Avrupa ülkelerine bağlı, umarım aklı başında reel politikalar üretirler. Yoksa esas ekonomik kriz o zaman patlar. Eldeki işadamları ile ekonomiyi kurtaramayız hepside batar. Dışarda hiç muhalifimiz kalmadı, yaptırım olursa ülke ekonomisi tamamen çöker ve üstüne Avrupa'daki Türkleri kovarlarsa oluşacak tehlikenin büyüklüğünü düşünmek bile ürkütüyor. Çünkü ülkemiz yabancı ülkeler de çalışanların sayesinde döviz krizi yaşamamakta ve bu sayede de ülkeye büyük bir ekonomik girdi sağlamaktadır.

Avrupa ile kriz olursa, Rusya krizine benzemez. Bu sefer ülkemizde ekonomik kriz de olur. Ekonomik güç olmayınca Ortadoğu'da söz sahibi olamayız. ABD, Irak ve Suriye'yi istediği gibi bölüp parçalar. Kendi kendine yetemeyen ülkeler sömürüye maruz kalmaya muhtaçlar. Üretime, tarıma, ihracata önem vermeyip, vergi üstüne vergi, zam üstüne zam yaparsan elindeki paraları böyle alırlar ve cezasını da suçsuz vatandaş çeker.

Gümrük birliği aslında birliğe giriş aşamasında olan ülkeler için çok önemli olmasa da uzun vadede ülke için yıkıcı etkileri vardır. Hali hazırda AB ile ithalat, ihracat dengemiz yok. AB'ye biz kota uygulamazken onların bize kota uygulamaları var. AB ülkeleri 80 milyonluk pazarı öyle kolay kaybedemezler. Çünkü aynı malları üretebiliyoruz. Eğer görüşmeler biterse olacak tek şey ithalat, ihracat dengesinin kapanması demektir. Durum buysa neden biz yapmıyoruz? Yapamıyoruz çünkü AB görüşmeleri yatırımcılara güven veren bir unsur. Bu görüşmeler nedensiz olarak kesilirse ciddi ekonomik baskı altında kalabiliriz. Ancak AB tek taraflı görüşmeleri keserse, ciddi bir lobi faaliyeti ile kredibilitemizi (güvenilirlik) fazla etkilemeden birkaç ayda dengeleri normalleştirebiliriz. Bir tek şartla AB kriterlerini devam ettirmekle her konuda olmasa da yakın bir düzeye ülkeyi getirmek soruna çözüm olabilir. Ayrıca ülkeler tek başına da kriterleri yerine getirebiliyor fikrini öne çıkarabilir ki, İngiltere bu yöne kaymış durumda. Bence bizim tarafımızdan dikkatli ve iyi yönetilecek olursa görüşmelerin durması en çok AB'nin zararına olacaktır. Bize ihtiyaçları var, neden mi? Çünkü neredeyse hepsinin sınır bekçisiyiz. Mülteciler bizde olduğu süre boyunca bir şey yapamazlar. Sadece ekonomik düşünmeyin, çok yönlü karşılıklı çıkarlar var.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder