8 Kasım 2016 Salı

ERTELEMEYİN...


Yaşım ilerledikçe insanların ne dediklerine daha az dikkat eder oldum. Yalnızca ne yaptıklarını izliyorum.
Bazen hepimiz bir filme hapsolmuşuz hissine kapılıyorum. Repliklerimizi biliyoruz, nereye doğru yürüyeceğimizi biliyoruz, nasıl oynayacağımızı biliyoruz, sadece kamera yok, yine de çıkamıyoruz filmin içinden. Ve film kötü...

Bu kötü filmi sonlandırmak için hiçbir şeyi ertelemememiz gerekir diye düşünüyorum.
Ertelemek, yaşayacaklarımızın yaşanmamasına ve filmden çıkamamamıza neden olabilir.
Kalmak istemiyorsan git, sevmiyorsan ayrıl, kızdıysan bağır, sevdiysen söyle, özlediysen yanına git...

Bu dünya da ölüm diye bir gerçek var.
Sevdiğimiz kişilerin hala nefes alıyor olmalarına dua etmemiz lazım.
Annemiz, babamız, çocuklarımız, arkadaşlarımız, eşimiz, sevgilimiz...
Silkelenmek lazım biraz. Kıymet bilmek, kibir yapmamak, incitmemek, incinmemek...
Gün gelir kayıverir o eller, ellerinizin içinden...
Feleğiniz şaşırır, dünyanız durur...
Size derler ki. hayat devam ediyor.
Önce gülüşünüz kaybolur, sonra neşeniz.

Kötü filmden kurtulmak lazım!
Özlemekten yüzünüz, kalbiniz, ciğeriniz solmadan soluğu sevdiklerinizin yanında alın.
Sarılın...
Tenleri hala sıcakken sarılın.
Size onlar da sarılabiliyorken sarılın...

HÜLYA ÇAKICI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder