7 Kasım 2016 Pazartesi

Fazla Değer Aptalı Kral Yapar!


Sultan II. Abdülhamid'in kendi ordusundan korkması, ordunun çok sayıda alayının aynı zaman da bir araya gelmesini gerektiren büyük çaplı manevraları gerçekleştirmesine izin verilmemesi anlamına da gelmekteydi. Sultanın korkuları onun modern teknolojiye bakışını da etkilemekteydi. Başlangıçta, Puccini'den petrole kadar, Avrupa'dan gelen her yeniliğe ilgi duymaktaydı. Fotoğrafçılığı özellikle sever, onu bir silah olarak kullanırdı. Devlet erkanına ait fotoğrafların olduğu dosyalar tutar ve bir kimseyi huzura kabul etmeden önce o kişinin fotoğrafını incelerdi. İmparatorluğun her tarafına fotoğrafçılar yollayarak oraların durumlarını görüntülemiş ve içlerinde okulların ve diğer ilerici konuların fotoğrafları olan büyük, varaklı yeşil albümleri, Osmanlı İmparatorluğundaki modernleşme hareketini göstermek için İngiliz, Fransız, Alman ve Amerikan devletlerine göndermişti.

Öte yandan, elektrik Abdülhamid'in içine bir korku düşürmüştü. Belki de "dinamo" ile "dinamit" kelimelerinin karıştırılmasından dolayı elektriğin terör amacıyla kullanılabileceğinden korkmaktaydı. Sonuç olarak İstanbul'da elektriğin kullanımını hastaneler, elçilikler, Yıldız Sarayı ve Pera Palas Oteli dışında yasaklamıştı. Böylece Abdülhamid, bir hükümdarın metaforik anlam da değil, gerçek anlam da halkını karanlıkta bırakmasının nadir örneklerinden birini vermişti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder