19 Kasım 2016 Cumartesi

Hiçbir beklentim yok senden...


'Hiçbir beklentim yok senden' demişti, yıllar önceydi.
Aradan yıllar geçti, bu cümlenin geçmişte bir anda kaldığını sanmıştı.
O unuttu ama ben hiç unutmamıştım.
Sevdi, özledi, kıskandı, nefret etti.
Araya hisler girdi, yıllar geçti, hisler beklentileri beraberinde getirdi.
Beraberinde getirilenler beklentilerdi. En son beklentiler kaldı.
Ve bana yıllar öncesinden söylenen böylece hükmünü kaybetti.
Ben o cümlesine aşık olmuştum.
O cümleyi var eden aklı ve duruşu sevdim.
En sonunda o cümle de kayboldu, kendi de.
Ama Şimdiye o cümlesi kaldı ki okuyorsunuz.
Ben hala düşünüyorum.
Galiba ben o cümleye aşık olmuştum...

Hiçbir beklenti olmaması sorumluluktan, hesap vermekten kurtardığı için asıl öznenin sevgisine değil, onun sağladığı rahatlığa aşık olmuş... Kimseden beklentisi olmayan, işini kendi gören ve kendine yeten insan mı eğilmiş oluyor? Yoksa beklenti içine giren mi? Hayatınızdaki gelişimini tamamlamış ise paylaşmak vardır, beklenti yoktur.

Algılama ve anlama yetisini iyi kullanan bireyler her daim sağlıklı kararlar alırlar. Yanlış kişilerin elinde harcanan doğrular en acı kayıplardır.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder