18 Kasım 2016 Cuma

Toplama Kampı Gibi Ülkeyiz!


Üsteğmen şaşkınlık içinde, "Bu koca topları buraya nasıl çıkardınız?" diye sordu. Bilge görünüşlü bir ihtiyar, gülümseyerek, "Değişik bir milletiz.." dedi, "..işler düzgünse ertesi günü bile düşünmeyiz, birbirimizi yeriz. İşler karıştıkça ağır ağır uyanmaya başlarız. İyice karışınca da, kenetlenip olmayacak işleri başarırız. Bunları da buraya böyle çıkardık. Çıkarmadık uçurduk.
(Şu Çılgın Türkler, Turgut Özakman)

Musul'dan yüzbinlerce göç bekleniyormuş. Suriye’de olduğu gibi, biz giremedik ama onlar topraklarımıza girdi. Nepal, Afganistan, Suriye, iran, Irak hepsi bizde. Ne kadar genişmişiz aldıkça alıyoruz dur diyen de yok. Hepimiz de Empati ile sempatiyi karıştırıyoruz, arada fark var. Empati kuranlar karşısındakini anlarlar ve yardımcı olabilirler. Ancak karşısındaki başına gelen bir durumu anlattığında ağlamaya başlıyorsan bu sempati kurmaktır. Ve bu şekilde yardımcı olmazsınız.

Şu an gelen insanlar, sığınmacılar, ekmeksizlikten, susuzluktan aç kalan insanlardan değil. Bu İnsanlar (savaştan önce) ülkelerinden toplum içerisindeki pozisyonlarından gurur duruyorlardı. Çoğu oldukça iyi eğitim almış, maddi durumları gayet iyi. Ama şimdi sığınmacılar ve Türkiye'deler.

Peki bizler kimle karşılaşıyoruz? Prekarya. (Prekarya Fransızca 'precarite' kelimesinden geliyor. Anlamı: kaygan zeminde yürümek) Prekarya, kaygı ile yaşıyor, korku ile yaşıyor, bizim de kabuslarımız var. Toplumda iyi bir pozisyona sahibiz, bu pozisyonu korumak istiyoruz, devam etsin istiyoruz. Şimdi bu insanlar Suriye ve Libya'dan geliyor. Uzak ülkelerden arka bahçelerimize bir çok tehditler getiriyorlar ve onları bir anda yanımızda buluyoruz, varlıklarını görmezden gelmeye çalışıyoruz. Çünkü onlar bütün korkularımızı temsil ediyor, bütün korkularımızı cisimleştiriyorlar. Çünkü onlarda geçmişte ülkelerinde güçlü insanlardı, bizim bugün olduğumuz gibi ve geçmişte mutlulardı. Ama bugün ne oldu? Artık evsizler, herhangi bir geçim kaynakları yok. Ben şokun daha yeni başladığını düşünüyorum. Kısa yoldan, aniden ortaya çıkacak bir çözüm yok. Bu yüzden kendimizi, yaklaşan çok zor zamanlara hazırlanmalıyız. Geçen seneki sığınmacı akını son değildi. Çok daha fazla insan gelmek için bekliyor.

Vicdan varsa merhamette vardır. Vicdanı sağlam insanın cesur bir yüreği olur. Ama merhametten maraz doğar oldu artık, çok yaralar alır zarar görür olduk. Afganistan, Pakistan, Yemen, Irak, Suriye, Filistin, Libya. Türkiye'ye de çok yakında savaş gelecektir. Başlangıçta mezhep savaşı yani iç savaş, sonrasını göreceğiz.

HÜLYA ÇAKICI 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder